insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

music wave

Bu bölüme özel müzik eklendi!

Hikayenizi okurken, atmosferi tamamlayan özel müziği dinleyebilirsiniz.

Ardından AZMİN İRADESİ devreye girdi . Vücudum kara bir et yığınıyla kaplandı . Bir kaç saniye sonra bedenim geri yerindeydi . Hiç umursamadan geri ağaç eve tırmandım . Merdiveni çıktıktan sonra beni Fisher ın kafası karşıladı .Tabi ardından kafasına çivilerle bağlı bedeni

Fisher 178 boyunda kısa gri kıvırcık saçlı kız kardeşi gibi kırmızı gözlü takım elbiseyle gezen bir arkadaşım
Ağaç ev üç odadan oluşuyordu .hepsi tamamen akçaağaç kalaslarından yapılmıştı üvey babamdan alınmış galiba kalitesiz çivilerle tutturulmuştu.. Uzunlamasına girişle birleşik olan koridor-salonda yerde haritlar duvarda dördümüzün lisede çekildiği fotoğraf –ah o nede güzel çıkmış. Girişin sağında ise tuvalet var.

- Şunu her seferinde yapmak zorunda mıyız dedim

- Eee bizden birini ayırt etmenin en kısa yolu bu

- E dört gündür sana bir sürprizim var deyip deyip duruyordun

- TAMAM diğerleri gelir birazdan onlarında bu ana tanık olmasını istiyorum

Ardından Rosaberg geldi . O 168 boyunda kızıl saçlı uzun kirpikli neredeyse her kıyafeti kızıl olan güzel bir kız . O benim şeyim siz orta diyarlılar ne diyorsunuz, Sevgili .Tabi bizim burada bu sistem biraz farklı . Birazdan zaten boş boğaz Fisher anlatır zaten

-E dördümüzde burada olduğuna göre artık göstersen diyorum kardeşim dedi Rosaberg

- Dört mü Chuck Neredeki?

Bunu dediğim gibi sağ kulağımda bir nefes duydum .Sıcak bir hava gidip geliyor.

-Her zaman her yerde

Ardından saklandığı yerden fırladı ve benim sağımda dikelmeye başladı . 198 boylarında üzerinde gözleri hariç hiç bir şeyi göremediğimiz Sarı gözlü kamuflaj giyinen . En yakın dostum
Ardından Fisher hemen önündeki monitörlerden bir görüntü çıkarmaya çalışırken . Chuck Rosaberge doğru bir meyve bıçağı fırlattı . Ama tam o sırada içeri giren bir kuşa çarptı ve hedefini ıskaladı . Sonra bir tane de Fisher a attı adamın eli koptu ama ardından hiç Fisher bunu umursamadan bıçakla ağız bölgesini kesti .ardından ağız bölgesi kendi kendine yürüyüp ortamıza geldi . Sonra ağız kendi kendine konuşmaya başladı

-Şamatayı severim biliyorsun ama Şimdi zamanı değil

Ah ah eski zamanları hatırladım Kızılbacak lisesi Geleneksel Vahşet yarışmasını hatırladım . Nasılda yarı finalde iptal etmek zorunda kalmışlardı . Çünkü dördümüzde birbirimizi
ÖLdürememiştik
Ardından fisher işini bitirdi ve monitörlerden birini ortamıza koydu
Bu ekranlar karşıki diyarları gösteriyordu Sokaklar insan doluyla herkes çıplaktı . Herkes sevişiyordu .İstisnasız yaşlı bebek demeden . Günah demeden . Hatta kıyafet giyende yoktu herhalde üremeye engel oluyor diye .Ki onlarda günahta yoktu . Bir şey hariç nekrofililik . O yüzden genellikle cesetleri orta diyarlara atarlardı
Bizden ben ve Chuck hariç herkes oradakilere iğrenerek bakıyordu

- Bu iğrençliği artık göstermesen diyorum artık salak kardeşim

- Tamam tamam kızma
Ardından monitörü bir eve çevirdi spesifik olarak bir yatak odasına .Uzun kral boy bir yatak vardı iki çift vardı iki çıplak sarışın
Fisher bize döndü

- Bu çift yarın öte diyarların birleşme yöntemi olan çönöm yapacaklar .Bunlar sizin için uygun mu

- Çönöm de ne dedi kardeşi
Açıklamaya başladı

- Çönöm araştırmalarıma bakarsak orada iki herhangi bir cinsteki CANLININ biriyle her birini gördüklerinde sevişeceklere üzerine anlaştıkları haz üzerine kurulu bir sistem
Rosaberg konuştu

- Duygu yok sadece haz ne acınası

- Eee size uygun mu?
Aşkım bana doğru baktı

- Peki o zaman bunlar nerde yaşıyor Ayrıca bizim hapemiz için uygun mu

O bana bu gereksiz detayları anlatırken bende size bu hapenin ne olduğunu anlatıyım .Onlar bizim evlilik biçimizdir Ortak ceset yeme bildirgesi gibi bir şeydir . Kişiler ortak seçceği bir çift canlıyı tek başına çiğ çiğ yemesiyle olur

- Hepsi bu kadar Vincent ama biraz tehlikeli olabilir
- Nedenmiş o
- Çünkü oralarda yeni birinin çıktığı söyleniyor dediklerine göre o her şeyi öldürebilirmiş
- Bizide mi
- Orasını bilmiyorum bu adamdan uzak dursanız iyi olur
- Kimdir onun adı dedi Chuck
Fisher biraz ürkek biri olduğundan kendini bıçakla kanattı ardından kanla yere ´´RISEWALKER´´ Yazdı
Ardından Rosaberg bana yaklaştı ve şunları söyledi

´´Orda ne yaşanırsa yaşansın ne görürsek görelim .Unutma ki SENİ SEVİ-
Daha fazlasını düşleyemezdim hayatımın aşkı bana benim için her şeyini vereceğini söylüyor . Peki bu bir kabus olsaydı ne düşünürdünüz . En kötüsünü değil mi . Şimdi o korkunç hayalinizi 4747 le çarpın
Bir anda Rosabergin göğsünün oradan bir yumruk geçti . Sanki bir patates kızartmasına çatal batırmışız gibi . Rengarenk bir ışık oyunu gibiydi o kol . Ardından o kol yukarı doğru kalktı onun boğazını çenesini yüzünü alnını iki parçaya ayırdı.




user

Dünya kurgusunda "Z Kuralı"nın ve "çönöm" sisteminin detaylanması, özellikle de "hapenin" evlilik biçimi olarak tanımlanması, bu distopik evrenin işleyişini daha net anlamamı sağladı. Risewalker'ın ortaya çıkışı ve Rosaberg'in başına gelenler de gerilimi artırdı, önceki yorumumdaki kanibalizm temasıyla birleşince oldukça çarpıcı bir son oldu.

user

"çönöm" derken dilim sürçtü ama olsun, dünya kurgusu sağlam; "hapenin" evlilik biçimi olması ayrı bir ironi, davetiyeye "hape" yazarlar artık. Gerilim sona doğru güzel tırmandı, kanibalizm de cabası.

user

Vay be, "Azmin İradesi" ile başlayan o sahne ve vücudun "kara bir et yığınıyla" kaplanması... Bu dirilme süreci mi acaba? İlk prologdaki Vincent'ın ölümüyle ilgili tahminim doğru çıkacak gibi. Peki Fisher'ın kafasıyla bedeninin ayrı olması ama yine de bir bütün olarak bahsedilmesi, bu dünyadaki "ölüm" anlayışının ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. Kanibalizm ve beden paylaşımı derken, Fisher'ın bedenini bu şekilde kullanmaları normal mi yani?

"Şunu her seferinde yapmak zorunda mıyız" diyalogu, bu "ayırt etme" yönteminin sıradan bir ritüel olduğunu düşündürüyor. Ama neyi ayırt ediyorlar? Hani şu "ortak ceset yeme bildirgesi" gibi bir şey mi? "Çönöm" ve "hape" kavramları çok ilginç. Özellikle "hape"nin evlilik biçimi olması ve "tek başına çiğ çiğ yemesiyle" olması... İnsan deneyiminin bu kadar farklı yorumlandığı bir dünya harika!

Chuck'ın "Her zaman her yerde" repliği ve sonra Rosaberg'e meyve bıçağı atması... Bu neyin işareti? Sadece şaka mı, yoksa aralarındaki ilişkinin bir parçası mı? Ve Fisher'ın eli kopmasına rağmen umursamadan bıçakla ağız bölgesini kesmesi ve o ağzın kendi kendine konuşması... Bu nasıl bir güç gösterisi? Bu "Şamatayı severim biliyorsun ama Şimdi zamanı değil" diyen ağız, Fisher'ın kendisi mi, yoksa başka bir varlık mı?

Monitördeki "karşıki diyarların" görüntüsü... İnsan dolu, herkes çıplak, herkes sevişiyor... Ve tek yasak "nekrofililik". Bu, onların dünyasındaki "erdem" anlayışıyla nasıl bir tezat oluşturuyor? Acaba bu "karşı taraf" dediği Risewalker'ın dünyası mı?

"Risewalker"ın ortaya çıkmasıyla her şey daha da gerildi. "Her şeyi öldürebilirmiş" ve hatta "bizide mi" sorusu... Chuck'ın bu adama olan ilgisi, "Kimdir onun adı" diye sorması, bir sonraki adımı ne olacak diye merak ettiriyor.

Ve o son sahne... Rosaberg'in "Seni sevi-" derken göğsünden bir yumruk geçmesi... O rengarenk ışık oyunu gibi kol... Bu kimin saldırısı? Risewalker mı? Yoksa bu "hapenin" bir parçası mı? Rosaberg de mi Vincent gibi "Azmin İradesi" ile geri dönecek? Yoksa bu sefer ölüm kalıcı mı? O "4747 ile çarpın" benzetmesi... En kötüsü ne olabilir ki şimdi?

user

Vay be, sen de ne kadar dikkatli okumuşsun! Özellikle o "hape" kavramı ve evlilik biçimi beni de çok düşündürdü. Bu dünyada gerçekten her şey çok farklı işliyor. 🤔

user

Vay be, "AZMİN İRADESİ" yine iş başında! İlk prologdaki Vincent'ın ölümüyle ilgili tahminim doğru çıkmıştı, bu dirilme olayı gerçekten de tam düşündüğüm gibi bir mekanizma. Ama Fisher'ın kafasıyla bedeni ayrı ayrı dururken geri gelmesi... Bu nasıl oluyor? Acaba bu "kara et yığını" tam olarak ne?

Diyaloglara bakarsak, "Şunu her seferinde yapmak zorunda mıyız" derken ana karakter, sanki bu sürekli tekrar eden bir ritüelmiş gibi bahsediyor. Peki bu "ayırt etme" derken tam olarak neyi kastediyorlar? Ve "çönöm" sistemi... Duygu yok sadece haz mı? Rosaberg'in "ne acınası" demesi, bu distopik dünyada bile bazı değerlerin korunduğunu gösteriyor gibi. Acaba Rosaberg'in iç dünyasında bu "duygusuz haz" anlayışına karşı bir isyan mı var?

"Dört mü Chuck Neredeki?" repliğiyle Chuck'ın ortaya çıkışı bayağı havalıydı, "Her zaman her yerde" demesi de karakterine gizem katıyor. Ama o meyve bıçağı fırlatma ve Fisher'ın eli koptuktan sonra hiç umursamadan ağız bölgesini kesmesi... Bu dünya gerçekten şiddeti normalleştirmiş. "Kızılbacak Lisesi Geleneksel Vahşet Yarışması" bile bunun kanıtı. Yarı finalde birbirlerini öldüremedikleri için iptal olması da ironik. Acaba bu "ölümsüzlük" veya "geri gelme" olayı yüzünden mi öldüremiyorlar?

Risewalker... İşte asıl gizem burada! "Her şeyi öldürebilirmiş" denmesi, diğer karakterlerin yaşadığı bu "geri gelme" mekanizmasının Risewalker için geçerli olmayabileceğini mi ima ediyor? Chuck'ın adını sorması ve Fisher'ın kanla yere yazması gerilimi tavan yaptırdı. Ve Rosaberg'in son sözleri... "Seni sevi-" derken o kolun ortaya çıkması ve Rosaberg'in o şekilde parçalanması... Bu resmen bir şok! Azmin İradesi şimdi Rosaberg için devreye girecek mi? Yoksa Risewalker'ın "her şeyi öldürebilirmiş" gücü, Azmin İradesi'ni bile geçersiz mi kılıyor? Çok merak ediyorum şimdi ne olacak!

user

Yorumun tam da kafamdaki sorulara parmak basmış, "çönöm" derken sen de mi şaşkınsın yoksa bu mu yazarın gizli silahı? Chuck'ın "Her zaman her yerde" lafına bayıldım ama meyve bıçağıyla kol kesme sahnesinde ben de "yazar burada bıçakla oynuyor" diye düşündüm, güzel tespit!

user

Vay be, "AZMİN İRADESİ" yine iş başında! İlk prologdaki Vincent'ın ölümüyle ilgili tahminim doğru çıkmıştı, bu dirilme olayı gerçekten de tam düşündüğüm gibi bir mekanizma. Ama Fisher'ın kafasıyla bedeni ayrı ayrı dururken, "bizden birini ayırt etmenin en kısa yolu bu" demeleri çok ilginç. Acaba bu, onların da sürekli dirilip dirilmediğini gösteriyor mu? Ve o "Kızılbacak Lisesi Geleneksel Vahşet Yarışması" neydi öyle! Birbirlerini öldüremedikleri için iptal edilmesi, bu dünyadaki ölüm algısının ne kadar farklı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Peki ya bu Risewalker? "Her şeyi öldürebilirmiş" denmesi ve Rosaberg'e olanlar... Risewalker'ın gücü, Azmin İradesi gibi bilinen dirilme mekanizmalarını geçersiz kılabilecek özel bir yeteneğe sahip mi acaba? Rosaberg'in "Seni sevi..." diye başlayan cümlesi yarıda kesildi ama Vincent'ın bu durumu nasıl atlatacağını çok merak ediyorum.

user

Katılıyorum, o yarım kalan "Seni sevi..." cümlesi Vincent için her şeyi değiştirmiş olmalı. Ölüm mekanizmalarından çok, o anın duygusal yükü nasıl bir iz bırakacak merak ediyorum doğrusu.

🔒 Erişim Gerekli

Bu içerik yalnızca 18 yaş ve üzeri kullanıcılar tarafından görüntülenebilir.
Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.